Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım aracı IPA’nın 5. Bileşeni olan Kırsal Kalkınma kapsamında, uygulanacak IPARD Programı çerçevesinde, Türkiye’nin kalkınmasına güç katacak, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Desteklerini, üretici ve yatırımcılarla buluşturacak, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun Afyonkarahisar İl Koordinatörlüğü Lansman toplantısı Korel Termal Otel’de gerçekleşti.
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mustafa Hancıoğlu, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, Afyonkarahisar Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Mühsürler, İlçe Belediye Başkanları, İlçe Kaymakamları, İlçe Parti Başkanları, İlçe Ziraat Odası Başkanları, İlçe Tarım Müdürleri, Danışmanlık Hizmetlerinin katıldığı toplantıda söz alan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Lansmanı Afyonkarahisar İl Koordinatörü Metin Şehitoğlu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun, Avrupa Birliği ve Ülkemiz katkısıyla, tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticilerin, özel sektörün ve potansiyel yatırımcıların kırsal kalkınma hibe desteklerinden yararlanması amacıyla 2007-2013 yılları arasında 1 milyar 165 milyon Avro tahsis edildiğini kaydetti.
“DEĞİŞİMİN YAPI TAŞI ÜLKE KALKINMASI”
Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım aracı IPA’nın 5. Bileşeni olan Kırsal Kalkınma kapsamında, uygulanacak IPARD Programı çerçevesinde, Türkiye’nin kalkınmasına güç katacak, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Desteklerini, üretici ve yatırımcılarla buluşturacak, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun Afyonkarahisar İl Koordinatörlüğü tanıtım programında ilk olarak söz alan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Lansmanı Afyonkarahisar İl Koordinatörü Metin Şehitoğlu; dünya ile entegre olmuş ve yükselen ekonomiler arasında yer alan ülkemizde, her alanda olduğu gibi tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik son yıllarda ortaya konulan uzun soluklu politikaların, sektörün gelişmesi için sağlanan destekler ve benimsenen stratejik yaklaşımla, tarım, Gayrisafi Yurtiçi Hasıladan dış ticarete, istihdamdan milli gelire kadar ülkemizin kalkınma sürecine önemli katkılar sağlayan güçlü bir sektör haline geldiğini ifade etti. Sektörde yaşanan değişimin yapı taşlarından birisi olan ve ülkemizin kalkınması, kırsal kesimdeki insanımızın refah düzeyinin yükseltilmesinde önemli bir araç ve destek alanı olacak kırsal kalkınmanın, bu süreçte temel politika alanı olarak belirlendiğini kaydeden Şehitoğlu; “Eskiden kırsal kalkınma kavramı ‘tarımsal kalkınma’ ile eş anlamlı görülürken, bugün “entegre kırsal kalkınma” kavramı ön plana çıkmış, bu bağlamda; kırsal kalkınmanın temel aracı önceki yıllarda “tarımsal destekler” iken artık ‘yatırımlar’ olmuştur. Yatırımların öneminin arttığı günümüzde, tarım ve kırsal alanda; büyük ölçekli, dünya standartlarına ulaşmış, rekabetçi ve sürdürülebilir işletmeler kurulması ile kaliteli üretimin özendirilmesi noktasında Avrupa Birliğine üyelik süreci bizlere önemli kazanımlar sağlamaktadır” dedi.
“AFYONKARAHİSAR, ÖNEMLİ BİR KAZANÇ”
1999 Helsinki zirvesiyle birlikte başlayan Avrupa Birliği üyelik sürecinde önemli ve zorlu müzakerelerin yaşanacağı Ortak Tarım Politikasına uyum kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmanın en önemli unsur olduğunu kaydeden Şehitoğlu; “Kırsal Kalkınma Programının hazırlanması ve Programı uygulayacak ‘Avrupa Birliği standartlarında, akredite edilmiş bir IPARD Ajansı’nın kurulması’ öncelikli konular arasında yer almaktadır. Avrupa Birliğinin aday ve potansiyel aday ülkelere destek amacıyla oluşturduğu Katılım Öncesi Mali İşbirliği Aracı IPA’nın beşinci bileşenini Kırsal Kalkınma oluşturmaktadır. Bu kapsamda, Topluluğun Ortak Tarım Politikasına uyum sağlanmasının yanı sıra politika geliştirmeyi destekleyen, tarım sektörü ve kırsal alanların sürdürülebilir adaptasyonuna katkı sağlamayı amaçlayan Kırsal Kalkınma Programı IPARD hazırlanmış ve Avrupa Komisyonu tarafından onaylanmıştır. IPARD Programı kapsamında, belirlenen tedbir ve sektörlere yönelik Avrupa Birliği hibe fonlarını dağıtacak, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, 18 Mayıs 2007 tarih ve 26526 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5648 sayılı kanunla kurulmuştur. Kurumumuz tarafından, ilk etapta 20 ilde ve 2011-2013 döneminde eklenecek 22 ille beraber, toplam 42 ilde kırsal kalkınmaya yönelik yatırımlar desteklenecektir. Afyonkarahisar’ın ilk etap illerimiz arasında olması ilimiz açısından önemli bir kazançtır” dedi.
“TÜRKİYE, KIRSAL KALKINMANIN MERKEZİ”
IPARD Programı ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile Tarım ve gıda sektörünün sürdürülebilir modernizasyonu, AB Müktesebatına bağlı olarak gıda güvenliği, veterinerlik, bitki sağlığı, çevre standartlarının iyileştirilmesi ve Kırsal alanların sürdürülebilir kalkınmasını teşvik etmek amacıyla, ülkemize, 2007-2013 döneminde toplam 1 Milyar 165 Milyon Avro destek sağlanacak, bu rakama faydalanıcı katkısı da ilave edildiğinde 7 yılda kırsal alanda yaklaşık 2,5 Milyar Avroluk bir yatırım gerçekleştirileceğini kaydeden Şehitoğlu; “IPARD programı ve bu programı uygulayacak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, dolayısı ile İl Koordinatörlüğümüz kırsal alanlara yönelik yapılacak yatırımların anahtarı konumunda olup, Türkiye’de kırsal kalkınmanın merkezinde yer alacak önemli bir kurumdur. IPARD, kırsal alanda sadece tarım değil, çevre, turizm ve sanayi gibi oldukça geniş bir yelpazeyi kapsayan, tarımsal yatırımların desteklenmesi ve yönlendirilmesi, kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, örgütlenmenin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması ve yerel kalkınma stratejilerinin harekete geçirilmesini amaçlayan bütüncül bir yaklaşımı benimsemektedir. Kırsal alanların geliştirilmesi ve kalkındırılması için yapılacak yatırımlar ve bunların desteklenmesi de IPARD programının özünü oluşturmaktadır. Bu açıdan bakıldığından ‘IPARD eşittir yatırım’ demek hiçte yanlış bir söylem olmayacaktır” dedi.
“İLİMİZDE 9 TEDBİR UYGULANACAK”
IPARD Programı çerçevesinde ilimizde desteklenecek yatırım kalemlerinin 1. fazda 6 ve 2. fazda 3 olmak üzere toplam 9 tedbir bulunduğunu ifade eden Şehitoğlu, yatırım kalemleri hakkında bilgi verdi. Şehitoğlu; “Bu tedbirlere baktığımızda; 2007-2010 yıllarını kapsayan 1. fazda; süt, et üreten tarımsal işletmelerinin desteklenmesi, süt ve süt ürünlerinin, et ve et ürünlerinin işleme ve pazarlanmasının desteklenmesi, kültür balıkçılığının gelişimine destek verilmesi kararlaştırılmıştır. Üretici Gruplarının Kurulmasına Destek 2011-2013 yıllarını kapsayan 2. fazda; çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesine, yerel ürünler ve mikro işletmelerin ekonomik gelişimine, kırsal turizmin gelişimine destek verilmesi, bu kapsamda, et ve süt üreten tarımsal işletmelere yönelik yatırımlara yüzde 50 ile yüzde 65 arasında, et ve süt ürünlerinin işleme ve pazarlamasına yönelik yatırımlara yüzde 50, kültür balıkçılığına yönelik yatırımlara yüzde 50, üretici gruplarının kurulmasına yönelik yatırımlara yüzde 100 hibe deste sağlanacak ve kuruluş masrafları karşılanacaktır. Ayrıca, 2. fazda uygulanacak, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesine destek tedbiri kapsamında; arıcılık, seracılık, tıbbi ve aromatik bitkilerin işlenmesi ve paketlenmesi, yerel ürünler ve mikro işletmelerin ekonomik gelişimine destek tedbiri kapsamında yerel ürünler, el sanatları ile Kırsal turizmin gelişimine destek tedbirlerinde yüzde 50 hibe deste sağlanacaktır. Tüm bu desteklere ilaveten, Tarım kesiminde finansman olanaklarının artırılması ve finansman kaynaklarının zenginleştirilmesine sağlayacağı katkı bakımından Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, hiç kuşkusuz tarımın finansmanında da önemli bir aktör olacaktır” dedi.
“ÖNCE YATIRIM, SONRA DESTEK”
IPARD programı kapsamında faydalanıcıların yatırımlarını tamamladıktan sonra destek alacaklarını belirten Şehitoğlu; “Kurumumuz bu sorunu çözmek ve programın hedef illerdeki etkinliğini artırmak amacıyla programdan faydalanacak üretici ve yatırımcılara ön finansman sağlanması için ‘Kırsal Kredi Mekanizmasının’ devreye sokulması konusunda da çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar sonuçlandığında faydalanıcılarımız gerçekleştirecekleri yatırımlar için uygun koşullarda ön finansman bulma imkanına sahip olacaklardır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, yapılan yoğun çalışmalar ile kısa sürede önemli bir yol kat etmiş ve 3 yılda akreditasyon aşamasına getirilmiştir. Kurumumuz tarafından dağıtılacak Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Destekleri iki aşamalı bir akreditasyon sürecinden sonra kullandırılabilecektir. İlk aşamada Ulusal akreditasyon için 5 bin sayfadan fazla olan Akreditasyon paketimiz, 6 Nisan’da Ulusal Yetkilendirme Görevlisi olarak belirlenen Hazine Müsteşarlığına sunulmuştur. Ulusal akreditasyonun ardından, Avrupa Komisyonuna akreditasyon için başvurmak ve 2010 yılı içerisinde Avrupa Komisyonunun akreditasyonunu tamamlayıp, Avrupa Birliği kırsal kalkınma desteklerini bir an önce üretici ve yatırımcılarımızla buluşturmak en öncelikli hedefimizdir. İl koordinatörlüğümüz bünyesinde, bu faaliyetleri yürütmek üzere, 31 uzman ve 6 destek personel olmak üzere toplam 37 kişi hizmet vermektedir. Tüm bu destek, faaliyet ve çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak fotoğraf bizim için oldukça önemlidir” dedi.
“KALKINMA, İŞSİZLİĞİN ÖNÜNE GEÇECEK”
Avrupa Birliği kırsal kalkınma destekleri ile ilimizde tarım sektörünün verimlilik ve rekabet gücü artarak yeni iş imkânları gelişeceğini ve gizli işsizliğin önüne geçileceğini kaydeden Şehitoğlu; “Tarım ve Kırsal nüfusun gelir düzeyi yükselecek ve yaşam koşullarında iyileşme sağlanacak, Tarım sektöründeki yatırımlar artacak, tarım-sanayi entegrasyonuna katkı sağlanacak, Bölgesel dengesizlikleri en az indirilmesi ile kırsal nüfusun azalmasını ve göçün önlenmesine katkıda bulunulacaktır. Avrupa Birliği standartlarında üretim yapan işletmelerin sayısı artacak ve tarımsal ürünlerin Avrupa pazarına erişimi kolaylaşacak, çiftçi, üretici örgütleri, STK ve kamu kuruluşlarının proje yapma kapasiteleri gelişecek ve sorun çözmede katılımcılık artacaktır. Bu sayede Kurumumuzun, Tarım ve kırsal alana uzatacağı destek eli ile üretici ve yatırımcının yeni adresi, Avrupa Birliğine açılan kapısı, Büyüyen ve gelişen Türkiye’nin bir parçası olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“GELİŞMİŞ ÜLKELERİN TEMELİ KIRSAL KALKINMA”
Kırsal kalkınmanın, kırsal alanda tarımsal faaliyette bulunan veya bununla ilgili insanların medeniyetin kaynaklarından istifade edebilecekleri bir yaşam standardı tutturmaları, hem de o faaliyetleri belirli bir refah düzeyinde sürdürebilecek mekanizma altyapısının kurulması ile oluşabileceğini söyleyen Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Niyazi Ergut ise; “Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın en gelişmiş ülkelerinin üzerinde durdukları konu kırsal kalkınmadır. Ülkemiz nüfusunun yaklaşık dörtte birinin tarım sektöründe çalıştığı, yaklaşık üçte birinin de kırsal alanda yaşadığı düşünüldüğü zaman, Türkiye’de kırsal kalkınmanın önemi bir kat daha artmaktadır. AB'ye tam üyelik yolundaki ülkemizde, AB politikalarına her alanda uyum sağlanacağı gibi kırsal kalkınma alanında da uyum sağlanmak zorundadır. Bu zorunluluk aynı zamanda gelecek kuşaklara sağlıklı bir yaşam ortamı da sağlayacaktır. Aynı zamanda son yıllarda ülkemizde de kırsal kalkınma kavramının güçlendiği ve bu alanda yapılan kırsal kalkınma projeleri ile konu mevcut kalkınma planlarımızda da yer almaya başlamıştır” dedi.
“KIRSAL KALKINMA, İSTİHDAM GELİŞİMİDİR”
Küresel bağlamda değerlendirildiğinde özellikle son çeyrek yüzyılda tüm insanların mutlu ve refah içinde yaşadığı bir ortam sağlamak amacı ile kırsal alanlarda yaşayanlara yönelik kalkınma arayışlarının hızlandığını belirten Ergut; “Doğal olarak gerek yerel yönetim, gerek ulusal idare, gerekse Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Avrupa Birliği uluslararası kuruluşlar ve karar vericiler kırsal kalkınma konusuna daha fazla zaman, bilgi ve kaynak ayırma durumuna gelmişlerdir. Kırsal kalkınma, yalnızca tarımsal kalkınmayı değil aynı zamanda, sanayileşme, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, barınma, ulaşım ve nihayetinde istihdam alanlarında gelişmeyi kapsamaktadır. Kırsal alandaki insanların tarımsal faaliyetlerinim sağlıklı olarak yürütmesi; insanlarımızın layık olduğu hayatı sürdürebilmelerinin temini kırsalda üretilen ürünlerin alt yapı ve üst yapısıyla ekonomiye kazandırılması, üretilen ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve sanayinin geliştirilmesi açısından önemlidir” dedi.
“SEKTÖR EN AZ 2 MİLYAR AVRO KAZANACAK”
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla kullanılacak AB fonlarının ilimize oluşturacağı kazanımları da dile getiren Ergut; “İlimizde işsizliğin ve fakirliğin azaltılması, köylerden kentlere yaşanan göçü durdurması, kırsal alandaki yaşam standardını yükseltmesi, gelir ve refah düzeyini artırması ve istihdam sağlama açısından tarihi bir fırsattır. Avrupa Birliği ve Ülkemiz katkısıyla, tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticilerimizin, özel sektörün ve potansiyel yatırımcıların kırsal kalkınma desteklerinden yararlanması amacıyla 2007-2013 yılları arasında l milyar 165 milyon Avro tahsis edilmiştir. Yatırımcının katkısı da düşünüldüğünde sektöre 2 milyar Avrodan fazla destek gelecektir. Bu nüfusunun üçte biri kırsal alanda yaşayan bir ülke için çok büyük bir yatırım imkanı demektir. İllerdeki tarımsal potansiyelin değerlendirilmesi ile ilk etapta, 20 ilden biri olan Afyonkarahisar ilimizde İl Koordinatörlüğünün kurulması, kırsal kalkınma desteklerinden yararlanmamız açısından önemli bir fırsattır” şeklinde konuştu.