AKP Milletvekili Avni Doğan, “kırk yıl onlar bizi fişliyordu; şimdi sıra bizde, biz onları fişliyoruz” dedi ya…
Korkunç bir gerçeği dile getirdi. Bir itiraftı bu. Büyük sarsıntı yaratabilir; hukuk kurumlarını ve sivil toplum örgütlerini harekete geçirebilirdi.
Hemen arkasından CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek, bir açıklama yaparak süratle imdadına yetişti AKP’nin. “Hemen ihraç edin bu adamı” dedi.
Yani demek istedi ki, “aman AKP’li kardeşlerim, çabuk bir açıklama falan yapın; bu konuyu örtbas edin, yoksa büyük tepki alırsınız…”
Nitekim onlar da hemen bir açıklama yapıp, “bu sözler kendini bağlar; maksadını aşan sözler…” falan filan deyip, geçtiler üzerinden.
Boşa mı diyor Tayyip Erdoğan, “böyle anamuhalefete can kurban…” diye?
Sıkıştığında yetişiyor imdadına muhalefet. Eee, kendi yarattığı başbakanı koruyacak tabii ki. Koruyacak ki, o da onları kollasın. Değil mi ama?
Çoktandır unutulmaya yüz tutan “fişleme sorunu” gündeme geldiğinde, AKP’den önce CHP paniğe kapıldı.
Neden acaba? Şaşırdım valla… Sanki bir yarası varmış gibi geldi bana.
Ya da, sağ olsun Mustafa Özyürek sayesinde öyle görünür kamuoyunda artık.
CHP, partiyi bu duruma düşüren Özyürek hakkında bir işlem yapar mı?
Tövbe! Dokunulmazlığı vardır dinozorların. Partinin ve liderin gözbebeği onlar.
Valla bizim fişle ilgili bir derdimiz yok çok şükür. Her yerimiz fiş yarası çünkü.
Bunu onlarca defa yaşayarak gördük. Çook kapılardan kovulduk. Adımızı söyler söylemez, şöyle bir iki dosya kapağı kaldırdılar ya da bir iki tuşa tıkladılar ve suratları sirke küpüne dönerek kovdular bizi…
AKP’li Avni Doğan, “onlar ve biz” diyerek ayrımı vurguluyor.
“Onlar” dediklerinin kimler olduğu, günlük uygulamalarda görünüyor zaten.
Askerler, hukukçular, gazeteciler, bilim insanları, cumhuriyet tutkunları, laiklik ve devrim yanlıları falan filan… Pek de önemli değil ülke için yani.
Bu ülkeye bir AKP, her bakımdan yeter de, artar bile…